https://tutellerinden.org/v1/magaza/

https://tutellerinden.org/v1/magaza/
https://tutellerinden.org/v1/magaza/

10 Mart 2014 Pazartesi

ŞANLIURFA SİZİ BEKLER

SİZ HALEN GİTMEDİNİZ Mİ?

Eyyüp Nebi, Hz.Eyyüp peygamberin sabır mağarası ve şifalı su kuyusunun bulunduğu makamı ziyaret ve şifalı sudan kana kana içtik elhamdülillah.Rabbim Eyyüp a.s sabrını ve içtiğimiz sudan şifalar ihsan etsin inşallah.darısı gidemeyen dostlarımıza.

02 Aralık 2013 gece 03:00 saatim  kulağımı değil beynimi tırmalıyor,hadi kalk Halilürrahmana’a, Eyyüp Nebi’ye kebaba künefeye çiğköfteye şıllığa…Nasıl fırlamışım yataktan askeri koğuş misali hanım ve çocuklara kalk kalk kalk uçağa uçağa.Askerlik yapmışlar gibi bir sürat bir hummalı çalışma,parmak uçlarımıza basarak apartmandan çıkarken kalbimiz küt küt atıyor heyecandan,sanki ilk defa gidiyormuşum gibi Şanlıurfa’ya.
                  
Sabahın ayazı 06:50 Şanlıurfa’dayız.Havalimanında bizden iki gün önce bölgeye gelen iş arkadaşlarımız karşıladı sağolsunlar,Ali KULİL,Mehmet Akif İLHAN,Abdurrahim KARAKOÇ,Erol ERÇEL’e teşekkürler.Havalimanında arkadaşlarımıza veda ederek, Sun araç kiralama Kadir bey hazır etmiş sağ olsun araçlarımızı, birde depo ful olaydı pekte güzel olacaktı, Hiç vakit kaybetmeden Halfeti’ye hareket ettik.Yolda Birecik’in içinde kısa bir şehir turu İkinci Bahar lokantasında sabah çorbaları isot ve kuru soğan geleneğiyle,gaza geldim iki tabak çorba vay anam ben ne yaptım diye diye,koyulduk yola Halfeti’ye…
                 
Halfeti’ye gelir gelmez daha iskeleye gelmeden bir amca durdurdu. Sizi motorumla baraj gölünde gezdireyim,Rum Kale’ye götüreyim.Sular altındaki camii ve köyleri dolaştırayım dedi.Kaç lira diye sorduk 60 TL’den kapı açtı .Bende 30-40 liraymış nereden çıktı bu altmış dediğimde 50 ye indi ama ben çok oralı olmadım.İskelede araçtan inip motorlara doğru yanaştığımızda Ahmet amca karşıladı bizi Hoş gelmişsiniz dedi,hoş gördük dedik ve muhabbetle oda 50 lira kurban deyince,baktık hafta içi alt limit böyle haydi dedik.

Ahmet abinin mütevazi motoruyla Başladık baraj gölünde eski Halfeti’nin üzerindeki tura,şura bizim köydü,şurası ablamgil, şu karşıya annemle babamı gömmüş idik ama Allah’tan su verilmeden kaldırdık dedi.Çok zor ellerinle toprağa koyduğun bedenden kalanları ellerinle geri almak,üç gün uyuyamamışem hanımdan Allah razı olsun o olmayaydı,teskin etmeyeydi ya; kafa gitmişti dedi. Köyleriyle birlikte anılar, hüzünler,sevinçler sular altında kalmış,alışamasak ta alışmaya çalışıyoruz ne yapalım diyor Ahmet amca.Bakın şurası Rum Kalesi diyor,çıkılmasın diye jilet gibi kesmişler duvarları.Hangi teknoloji ve aletlerle diye hayretle bakıyoruz.Sonra sular altında kalan camiinin minaresi selamlıyor hoş geldiniz diyor aileyi TUNÇ’a…
              
Nerede yemek yenir burada dedik Başkanın yeri dedi mihmandarımız Ahmet amca Dubaların üstünde bir restaurant, Şabut balığını közde yaparlar dedi birde narlı salata…Dur dedik acıktırma iyice bizi şimdi,çek bakalım Başkanın yerine dedik.Şabut balığı bu baraja has bir balık 25 kg.dan başlayıp 100 kilolara kadar olanı da çıkıyor bu bereketli sulardan diyor Mehmet GÖKÇEK.Balığın orta kemiği üzerindeki löp etleri şişe dizip közde ızgara yapıp servis ettiler,harika bir salatayla.Balık porsiyon ve tabaktaki garnitürde yetermiş ya Gurme işi olsun bolca olsun dedik,çatlamadık ya elhamdülillah.Dört kişi balık ortaya salata ve içeceklerimizle hesap mı 70 lira…Sormadan siz yazayım dedim olur ya yolunuz düşerse bilin dedim dostlar.Mahmut kardeşim servisle ilgilendi giderken şimdilerde dizisi de TV de oynayan “KARAGÜL’ lerden bize dallar hazırladı dikersiniz,bahçeniz varsa  dedi.Misafirperverlikleri ala.Aynı uçakta beraber yolculuk yaptığım iş arkadaşım Hikmet BIYIKOĞLU'nu aradım hemen bak gel Halfeti’ye  uğra başkanın yerine ,önce götür balığı sonrada Mahmut güllerle yolcu etsin seni dedim, sağ olsun aynısını yapmış pekte memnun kalmışlar,birde yanlız git çocukları götürme dediğimi de dinleseydi ya neyse.Balık o kadar hafif ki anlatamam tabi közde yapılmasının etkisi büyük.O kadar Urfa’ya gitmişliğim var hayıflandım kendi kendime neden hiç gelmemişim ki Halfeti’ye.Bu arada KARAGÜL dizisi çekim platosuna da gittik çok orjinal harika bir mekan seçilmiş ekibi de tebrik etmeden geçemiyeceğim.
             
Urfa’da misafir olacağımız Zekeriya Avşaroğlu kardeşimizde sağ olsun sabırsızlıkla bizi bekliyordu.Gün içinde sürekli irtibat halindeydik.Abemmm akşam burada erken oluyor karanlığa kalma erken gel de iki kelam edelim dedi.Halfeti den rotamız Karaköprü mahallesinde Zeki kardeşimin hanesi.Mahcup olmamak elde değil hazırlıklar bizi şımarttı.Biraz dinlenip kahvelerimizi içtikten sonra çarşıya Gülizar Konukevi’nde sıra gecesine geçtik.Ayran aşı,borani,patlıcanlı kebap,salata menüsünden sonra vurdular davulun göbeğine göbeğine göbeğine “Urfa’nın etrafı dumanlı dağlar” ve daha neler neler.Çiğ köfte ortaya geldiğinde inceden bir meyva servisi,akabinde çiğköfteler kapanışta şıllık tatlısı.Artık gözümüzden de uyku dökülüyor,ayakta uyumak var ya aynen o moddaydım.Kafam yastığı görünce düşmüş anında horlama modu.Sabahında güneşle beraber uayndık ve kurtlandık e haydi gitmiyik mi cigerciya, odun pazarında “Ciğerci Yusuf” vay arkadaş vay…. Şu kadarcık  yedim ya bir elin parmakları kadar yoktu heralde, insan dalınca anlamıyor, isot ve kuru soğanla…(dört şişmiydi neydi)

Eve geldik ev halkı kahvaltıda bardak çatal tabak  çıkaralım mı.kahvaltı yapacakmısınız diye sordular,elbette dedim,kuru patlıcan biber domates kızartması varken durmak hata ,öyle değimli dostlar.
          
Kahvaltı sonra akşama görüşmek üzere veda,zaman kaybetmeden çarşıya geçtik. Balıklıgöl,Hz.İbrahim’in ateşe atıldığı ve bildiğiniz olaylar Kur’an da sabit olan göl,odunların balık olduğu bu manevi coğrafya. Hz. İbrahim makamı mağara ve şifalı su.Balıklara yem atmak için uyanıklık yaptık dışarıda ki kuruyemişçilerden içerde satılan yemlerin aynısını kiloyla aldık.Anlayacağınız balıklar beni bir daha nerede görseler tanırlar artık.E sabahın köründe sayılamayacak porsiyonlarla bize  ikram eden Urfa nın balıklarına da bizim ikramımız bolca oldu.

Eyyüp Nebi, Hz.Eyyüp Peygamberin  sabır mağarası ve şifalı su kuyusunun bulunduğu makamı ziyaret ve şifalı sudan kana kana içtik Elhamdülillah.Rabbim Eyyüp a.s sabrını ve içtiğimiz sudan şifalar ihsan etsin inşallah.Darısı gidemeyen dostlarımıza.Buradan Gümrük Han ve Haşimiye Çarşıya Durmazlar’ dan;Dolmalık kurutulmuş isot,kurutulmuş patıcan,yemeklik isot,çay,çekilmiş kuru kahve ve biber salçamızı ve azıcık fıstığımızı alıp Gümrük handa çay kahve mırra molasına.Nargileden bahsetmek istemiyorum son kez diyerek biraz çektim ama kafada bitirmek gerek derler ya içemedim alıver arkadaş içmeyeceğim dedim,iyide oldu.Çarşıda hediyelik eşyaların olduğu yerden eve bir iki parça şöyle kahve içerken hatırlayalım Peygamberler Şehrini mukabilinde;açık fakat tezgahın üstü örtüyle kapalı bir dükkan dikkatimi çekti.Mekke Medine misali.Nerede bu arkadaş diye sordum beklediğim cevap camii de.Kızardım cemaate gitseydin görecektin yaaa dedim kendi kendime.Acet hediyelik eşya,Dergah Çarşı da Mehmet abi.yolunuz düşerse selamımızı da iletin dostlar.Eve geçmeden uğradık Gökçin Baklavalarına şöyle ortaya bir karışık,evde akşama künefe olacaktı bilgimiz vardı ma eve gidene kadar aklımızda kalacağına dedik ve götürdük elhamdülillah ve eve geçtik.
              
Zeki kardeşimle evde hazırlanmış içlerle lahmacunları hazırlatmak üzere fırına vermeye.Künefelerde siparişle uçağa binmeden son tat sekiz olmadan gelsinler baban hayrına diyerek beklemeye başladık.Nefis akşam yemeği Urfa tadlarıyla ve künefeeeeeeee. Hatay’ lılar kızmasın inanın daha önceden de tespitimdir MİROĞLU KÜNEFE ,tek geçerim tek...sadece künefe için gideceğim gibi inşallah.Veda vakti geldi İREM’le MUHAMMED EREN ‘in yüzler düştü.Yine geleceksiniz ? bir daha bir daha sorarak , arkamızdan da Eren su dökmüş görmemişeem inan çocuklar söyledi,yola koyulduk.Başta Zeki kardeşime ve ailesine eren ve İrem’e Şanlıurfa ve Halfeti halkına misafirperverliklerinden dolayı teşekkürlerimi iletiyorum.Yok artık hala siz gitmediniz mi ?

Ben sizi tutmayım da biletlerini alın haydi havalar iyice soğumadan.
             
Son dakika notum uçağa bindik tam kapılar kapanmış,uçuş için pilotun uçuş ekibine anonsu geldi ve iki kişi biz inmek istiyoruz dediler.Merdiven uçaktan uzaklaşmış,hostesler pilotla görüştüler,onlar kule vs.tekrar merdiven yanaştı.vatandaşlar indi.Bu seferde uçakta kabin içi tüm bagajlar bu kimin bu kimin kontrolleri yapıldı.İnen yolcu koltuk vs.kontrolleri geçtimi yarım saat.Uçuşa geçtik,bu arada inenler bir özür dileseydi oda olmadı,neyse dedik.Bu arada bir hava boşluğu herkes inenlerden dolayı bir tedirgin bir sıkıntılı.Neyse kafe servisi başladı bir arzunuz varmı diye sordular ön koltuktaki Murat beye  (Elektrik idaresi Şanlıurfa İşletme eski müdürü) dua kitabı varmı dedi,işte orada kopma anımız oldu.Murat beye sevgi ve selamlarımı iletiyorum.


Selam ve dua ile….

Turgut TUNÇ
Seyyah-ı Fakir Turgut Çelebi

http://www.alperencehaber.com.tr/Galeri/turgut-tunc-la-sanliurfa-halfeti/
http://alperencehaber.com/makale/siz-halen-gitmediniz-mi-/